- 19 Ocak 2022
- Yayınlayan: sonnurozdemir
- Kategori: 12. Sınıf
Sanatçı İmzası Bulunan Pisuvarın Günümüz Sanatı Açısından Önemi
Duchamp bu pisuvarı Mott Works adındaki bir dükkandan satın alarak R. Mutt olarak imzalamıştır. Ters bir şekilde yerleştirerek “Çeşme” adını verdiği bu pisuvarı sergilenmek üzere karma bir organizasyona göndermiştir. Bu hareketi o dönem ahlaksızca bulunmuş ve tepkiyle karşılanmıştır.
Duchamp’ın sergiye böyle sıradan bir nesneyi gönderme amacı, Modern Dönem’de ortaya çıkan ve dönemin sanat olaylarında belirleyici gücü olan sanat piyasasına (sanat tüccarları, galeriler, koleksiyonerler, sanat eleştirmenleri vb.) tepki göstermektir.
Duchamp’ın tepki göstermek amacıyla hazır bir nesneyi sergilemeye çalışması özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında “sanatta gerçeklik” kavramının sorgulanmasına yol açmıştır. Bu hareketten etkilenen postmodern sanat akımlarında gerçeğin taklit edilerek yansıtılması yerine her şeyin kendi kendisiyle temsil edilebileceği düşüncesi benimsenmiştir. Örneğin bir grup kayalığın resmedilmesi yerine bir grup kayalığın getirilerek sergilenmesi tercih edilmiştir.
Modern Dönem’de sanat eserleri resim, heykel şeklinde tanımlanırken Postmodern Dönem’de üretilen eserler
için bu tanımlamalar yetersiz kalabilmektedir. Çünkü bu eserler görsel özellikleri ile beraber işitsel de olabilirler. Hatta bazen bir ortam, mekân oluşturularak izleyenin katılımıyla eserler (performans sanatı gibi) oluşturulabilir.
Modern Dönem’de bir akıma ait eserlerin genelinde içerik ve biçim açısından ortaklıklar, benzerlikler, dil birliği açık bir şekilde bulunurken postmodern bir sanat eseri aynı zamanda birkaç akıma sokulabilir. Postmodern akımlar “gerçeklik ve sanat” ilişkisini yorumlamalarına göre ayrıştırılmaya çalışılır. Özellikle “hazır nesne” (insan bedeni, hava, taş, toprak, sanayi ürünleri, yemek artıkları, yapı malzemeleri, yazılı metinler vb.) olarak kullanılan şeylere göre tanımlanmaktadır.
Duchamp’dan etkilenerek “hazır nesne” kavramına önem veren 1960 sonrası sanat akımları olarak ifade edilen bazı terimler pop art, yeni gerçekçilik, op art (optik sanat), minimalizm, land art (arazi sanatı), kavramsal sanat, performans sanatı, video sanatı, hiperrealizmdir.
Duchamp’ın arkadaşına yazdığı bir mektupta kendisinden etkilenen sanatçılar için yaptığı yorum tahtaya yansıtılarak okunur: “Bugün Yeni Gerçekçilik, Pop Sanat, Asemblaj (hazır ve doğal nesnelerden sanat eseri oluşturulması) gibi terimlerle anılan Neo-Dada’nın (Yeni Dada) kökeni düpedüz Dadadır; bugünün sanatçılarına da kolay bir çıkış yolu oluşturmaktadır. Ben hazır nesneyi keşfettiğimde estetik olgusunu yerle bir etmeyi amaçlamıştım. Neo Dadacılar ise benim hazır nesnelerimde estetik güzellik buluyorlar! ‘Şişelik’i ve ‘Pisuvar’ı meydan okumak için suratlarına fırlatmıştım, ama bak onlar bunları estetik açıdan övüyorlar.” (Antmen 2013: 161)

Postmodern Tepkinin Oluşumu ve Postmodern Sanatın Genel Özellikleri
Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin iki büyük dünya savaşında da k.tü niyetlerle kullanılarak insanlık açısından büyük acılar yaşatmış olduğu söylenir. Bu süre.lerin sonucu ekonomi, sosyoloji, sanat, bilim, siyaset vb. pek çok alanda farklı bakış açılarının gelişmiş ve günümüz sanatını da belirleyen, hayatın her alanında postmodern bir tepkiyi ortaya çıkarmış olduğu anlatılır. Ortaya çıkan bu tepki sonucu oluşan özellikler, Amerikalı edebiyat profesörü olan Ihab Hassan tarafından şemalaştırılmıştır. Modernizm ve postmodernizmi karşılaştıran şemadan bazı özellikler şöyledir:

Modern ve Postmodern Sanatçılar ve Eserleri
Paul Cézanne
Cézanne empresyonist bir ressamdır. Genel olarak empresyonistler gün ışığının dış mekânlardaki etkileri üzerine çalışmışlardır. Gün ışığının günün değişik saatlerinde nesneler üzerine yansıyan renkler açısından farklılıklar gösterdiklerini fark etmişler ve atölye dışında manzara karşısında çalışma yapmayı prensip olarak benimsemişlerdir. Işığın değişen etkisini yakalamak için hızlı çalışmak ve fırça darbelerinin etkilerini kullanmak zorunda kalmışlardır. Empresyonistlerin bir manzarayı sürekli çalıştıkları görülür. Cézanne da aynı dağı tekrar tekrar resmederek dağın değişik hâllerini yansıtmıştır. Fakat Cézanne’ı diğer empresyonistlerden ayıran aslında varlıkların değişmeyen, temel biçimlerini araştırıyor olmasıdır. Resimlerine bakıldığında geometrik yapılara yönelik vurgular sezilir. Cézanne bu yönüyle kübizme öncülük etmiştir.

73×92 cm, Philadelphia Sanat Müzesi
Richard Serra (1939-…)
Richard Serra’nın “Bir Tonluk Destek (Kartların Evi)”, 1969, adlı çalışmasının görseli yansıtılır. Genellikle eserlerinde geometrik formların hâkimdir, ağır metal plakalarla eserler üretmektedir. Serra, minimalist bir sanatçıdır. Minimalistler, hem Duchamp’ın hazır düşüncesinden hem de modern konstrüktivistlerin (yapıcı) endüstriyel malzeme ve yöntem kullanmalarından da etkilenmişlerdir. Serra’nın heykelleri genellikle sade formlara sahiptir ve endüstriyel malzemeler kullanır.

Serra, her biri 122x122x2,5 cm, MoMA
Anish Kapoor (1954-…)
Yeni İngiliz Heykeli’nin temsilcilerinden Anish Kapoor’un “Gökyüzü Aynası” adlı çalışmasının yerleştirildiği farklı mekânlardaki görselleri yansıtılarak eserler öğrencilere tanıtılır. Gökyüzü Aynası adlı eser postmodernizmin mekân özellikli bir örneğidir.
Hint kökenli sanatçının büyük boyutlu ve mekânla ilişkili çalışmalarının yanında “pigment heykeller” olarak adlandırılan eserleri de bulunmaktadır. Bu eserleri bir dönem yaptığı Hindistan ziyaretleri sonucunda oradaki renkli atmosferden etkilenerek oluşturmuştur. Gökyüzü aynasında olduğu gibi pek çok eserini teknolojik ve endüstriyel destekle üretmektedir.
Nurullah Berk (1906-1982)
Türkiye’de geometrik-figüratif yapımcılığın (konstrüktivizm) temsilcilerinden olan Nurullah Berk’in “Ütü Yapan Kadın” (Görsel 1.8) adlı resmi yansıtılır. Öğrencilere resimde ne g.rdükleri, kendilerine hangi modern sanat akımını çağrıştırdığı sorularak
Nurullah Berk’in resimlerindeki kübizmin etkileri fark ettirilmeye çalışılarak modern bir sanatçı olduğu anlatılır. “Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği”nin ve “D Grubu”nun kurucularından olduğu belirtilir.

99×99 cm, Detay
Burhan Doğançay (1929-2013)
Babası da ressam olan Burhan Doğançay’ın 1964’ten itibaren kendini tamamen sanata adadığı kent duvarlarını, kapılarını konu alan postmodern anlayışla yapılan eserleriyle tanındığı belirtilir. Resimlerinde çoğunlukla hazır nesne ve kolaj tekniğini kullanmayı benimsediği heykel, fotoğraf ve grafik türünde çalışmalar da ürettiği anlatılır.





