Özgün Baskı

Sanatçının kendisi tarafından çeşitli araç ve malzeme ile doğrudan veya kalıplar yapmak yoluyla kağıda veya benzeri malzeme üzerine, sanatçısı tarafından yapılıp basılan resimlere “özgün baskı resim” denir. Özgün baskılar sanatçı eliyle numaralanır ve imzalanır, daha sonra kalıplar iptal edilir. Bu teknikler görsel grafik öğelerin çok çeşitli etkiler ve anlatımlar verecek çeşitlilikte kağıda geçirilmelerini sağlarlar. Özgün baskı sanatı çalışmalarında bugün en çok yararlanılan teknikler, özeliklerine göre sınıflandırılabilir.

Özgün Baskının Tarihi Gelişimi

Sert bir yüzeye çizgiler oyarak desen yapma anlamına kazı resim (gravür) denir. Sanatın en eski tekniklerinden biri olarak kabul edilir. İnsanın sert çizimler üzerine desen oyma eğilimi Paleolitik dönemden beri görülmektedir. Kaya, boynuz ve kemik gibi malzemeler üzerine sivri bir aletle çekilerek meydana getirilen çizgiler bugünkü baskı sanatının ilk örnekleri olarak kabul edilir.

Sümerler oyulmuş silindir mühürleri kil üzerinde döndürerek baskı tekniğini kullanıyorlardı. Tarih boyunca metal ustaları silah, zırh, at koşumları, çeşitli ev aletleri ve takı gibi altın, gümüş veya bronzdan yapılmış değişik madenleri oyarak süslemişlerdir.

Asıl baskı sanatı, kağıdın icadıyla önem kazanmaya başlamıştır. Kağıdın bulunuşuyla bugünkü baskı sanatının temelleri atılacak, dolgun el yapısı kağıt, yoğun siyah mürekkep gibi malzemelerle yapılan baskılar çelik kalem ile çalışan ustalar için yepyeni bir yol olacaktır.

Baskı sanatı Avrupa’da 15. yüzyıldan sonra çeşitli ustaların resimlerini kopya yoluyla çoğaltmaya başlamasıyla daha da önem kazanmıştır. Bu anlayış o çağda başlayan Rönesans akımının etkisiyle sanatçıların eski Yunan ve Roma heykellerine duydukları ilgiden doğmuştur. Baskı sanatının en büyük ustalarından birisi Albrecht Dürer (1471-1528) dir. Tahta baskı, bakır üzerine kuru kazı ve asitle yedirme tekniklerini kullanmış baskı sanatı onun elinde bambaşka anlam kazanmıştır. Çizgi, nokta ve çapraz taramanın bütün imkanlarını kullanan Dürer, ayrıntıları büyük bir titizlik ve incelikle oymuş, doku ile renk etkisi verecek kadar ileri gitmiştir.

Kazı resim kısa sürede birçok sanatçı tarafından benimsenmiş, sanatçılar artık bu tekniği ustaca kullanarak ünlü gravür ustalarının tablo ve baskılarını taklit edip çoğaltmaya başlamışlardır. Baskı sanatının ilk olarak okulu İtalya’da Rafael tarafından kurulmuştur. Bu okulda öğrenciler Rafael’in eskizlerini kopya ederek gravür yapmışlardır. Gravür sanatın da 17. yüzyıldan. 20. yüzyıla kadar yağlıboya tabloları kopya ederek çoğaltma yöntemleri ağır basmıştır. 17. yüzyılda Flandr da Rubens Okulunun kazı ressamları, Rafael Okulunda olduğu gibi ustalarının yağlı boya ve eskizlerini madeni levhaya aktarma çabalarını sürdürmüşlerdir. 17. ve 18. yüzyıllarda resimden çoğaltma amacını aşarak baskı sanatına da yenilikler getiren ustalar yetişmiştir. Bu ustaların en ünlüsü Rembrand’dır (1606-1669). Asitle yedirme tekniğini kullanarak portrelerinde insan yüzünün ifadelerini araştırmış, dini konularda ise kuvvetli bir ışık – gölge yaratmıştır.

Rengi siyah-beyaz valörlere aktarabilme yöntemleri geliştikçe fırça darbelerine kadar kopya etme olanağı doğmuş ve bunun sonucunda resmin bütün değerlerini levhaya aktarabilmek için bir kaç levha yardımı ile renkli baskı yapma metodu gelişmiştir. Daha sonra bu yeniliklere renkli tozlama (color acguatinta) tekniğinin katılmasıyla fotoğraf baskıları kadar başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu tekniği en ustaca kullanan sanatçı Francisco GOYA’dır (1746-1828). Goya duygu ve istemlerini levhaya aktarma yolunu izleyerek en başarılı çalışmalarını yapmıştır. Baskı tekniklerini geliştirenlerden biri de İngiltere de William Blake (1775-1827) olmuştur. Blake teknik yönden araştırmalar yaparak kazı resmine yenilikler getirmiştir.

19. yüzyılda fotoğrafın bulunuşu ile halkın çoğaltma tekniğine karşı doğan ilgisizliği baskı resim sanatçılarını yeni araştırmalara yöneltmiştir. Bu yüzyılın sonlarında bilimsel alanda yapılan yenilikler ve bunların insan yaşamına uygulanması sonucu toplumda sosyal bir değişim olmuştu. Bu değişim şüphesiz sanatçıları da etkileyecekti. Bu sıralarda James Ensor Rensır gibi usta sanatçılar çağın yeniliklerinden faydalanarak kendi üsluplarında çeşitli tekniklerle baskı resim çalışmaları yapmışlardır.

20. yüzyıl baskı resmindeki ustaları Villon, Max Ernst,Alexander Calder, Jackson Pollack, Joan Miro, Alberto Giacometti gibi sanatçılardır. Baskı resim sanatı çağımızda büyük önem kazanmıştır. Her çeşit doku ve değerler bu yöne verilmiştir. Gelişmeye ve yeniliğe açık olan baskı sanatlarında daha denenmemiş bir çok yollar vardır ki, malzemelerin vereceği beklenmedik sonuçlar sanatçılara yeni araştırma olanakları sağlayacaktır. Deneme ve araştırmalara açık olan baskı sanatları zamanımızın en önemli anlatım yollarından biri durumundadır.

Teknolojinin yeni teknik imkânlarından faydalanan sanatçılar sanatta yapacakları kökten değişmeler için devamlı araştırma ve çalışma içindedirler. Bu çalışma yolu ise bütün teknolojik malzemelerin kullanılmasına elverişli çoğaltma, yayma ve her türlü boyutta imkân veren sonsuz deney olanakları bulunan baskı sanatlarıdır. Gelişmiş ülkelerin üniversite ve yüksekokullarında baskı sanatlarına eskisinden daha fazla önem verilmektedir. Hatta sadece baskı ile ilgili sanat merkezleri kurulmakta ve çağımıza uygun olan bu sanat dalının olanakları zorlanmaktadır.

Özgün baskı çeşitleri

Özgün baskı teknikleri yüksek baskı, çukur baskı ve düz baskı olarak üç ana gruba ayrılır.

Yüksek baskı çeşitleri

  • Ağaç Baskı
  • Linol Baskı

Çukur baskı çeşitleri

  • Gravür (Çinko, alüminyum, bakır vb.)

Düz baskı çeşitleri

  • Litografi (Taş Baskı) .
  • Serigrafi (İpek baskı)
  • Şablon Baskı
  • Mono Baskı


Bir yanıt yazın