NeoKlasik

Cesaret, onur, sadakat gibi erdemlerin konu olarak ele alındığı Neoklasik Dönem’de; bireylerden beklenen vatandaşlık görevleri, coşkulu yurtseverlik, toplumsal birlik ve bağlılığı sembolize eden resimler yapılmıştır. Neoklasik Dönem resmi 18. yüzyılın ilk yarısında, Barok Dönem’in sonlarında görülen abartılı süslemeciliğe tepki olarak doğmuştur. Neoklasik Dönem resimlerinde kahramanlık, cesaret, vatan sevgisi, fedakârlık gibi duygular ön plana çıkmıştır. Bu dönem ressamları Antik Çağ’ın teknik ve konularını yeniden yorumlayıp resimlerine aktarmışlardır.

18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Barok anlayışın ardından rokokonun daha da ileri giden, aşırı süslü tavrına karşı bir tepki olarak doğmuştur. Neoklasik sanat, Antik Roma sanatının klasik ifadeciliğini bir sanat ilkesi olarak benimsemiştir. Neoklasik sanatçılar sanatın herkes tarafından kolaylıkla anlaşılır olmasını, beşeri ideali, ruh yüceliğini güçlendirmesini ve yaşatmasını istemişlerdir. Resimlerinde teknik olarak ışığın getirdiği etkilerden uzak, perspektif ve derinlik aramayan, arka plana ağırlık veren ve keskinleşen çizgiler genel özelliklerdir.

Jacques Louis David’in öncülük ettiği akım, Fransız Devrimi’nin yarattığı vatanseverlik ve özgürlük duygularını, sert ve yalın bir üslupta aktarmaktadır. David resimlerinde Napolyon’un başarıları ve ulusal coşkuyu ele almıştır. Fransız İhtilali ayrıca romantizm ve realizm gibi sanat akımlarının ateşleyicisi olmuştur. David’in eserlerinden bazıları; Marat’ın Ölümü, Napolyon’un Taç Giyme Töreni, Saint-Bernard Geçidi’nde Napolyon, Horas Kardeşlerin Yemini. Akımın diğer temsilcileri; J. P. Dominique Ingres (1780-1867), Heykel- tıraş Antonio Canova (1757-1822), Mimar Andrea Palladio’dır (1508-1580).



Bir yanıt yazın